İçeriğe geç

Şeran ne ?

Şeran Ne? Bir Kavramın Derinliklerine Yolculuk

Bazen, hayatımızda karşımıza çıkan bazı kelimeler ya da kavramlar, tam anlamıyla ne olduklarını bilemeden usulca dilimize yerleşir. Hep bir şekilde duyduğumuz ama tam olarak iç yüzünü hiç sorgulamadığımız bu tür kelimelerden biri de “Şeran”dır. Bir arkadaş sohbetinde, belki bir yerel yemekte ya da bir eski gelenek üzerine yapılan bir konuşmada “Şeran”dan söz ediliyordur, ama nedir bu kavram? Şeran kelimesi toplumda nasıl bir yer edinmiş, tarihsel olarak ne anlama gelmiş, ve günümüzdeki yeri nedir? Hepimizin kafasında beliren bu sorulara derinlemesine bir bakış atmamız gerek.

Çoğumuz, kelimenin kökenini ya da anlamını tam olarak bilmesek de, onu bir şekilde içselleştiririz. Yani, bir kavramın, bir anlamın içimize işlemesi bazen çok zaman alır, ama birden fark ederiz ki, o kavram hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Peki, Şeran neydi, ne anlama gelir ve neden hala günümüzde de yerini korur? Gelin, bu terimi ve tarihsel kökenlerini derinlemesine inceleyelim.
Şeran Ne Anlama Geliyor?

“Şeran” kelimesi, Türkçede genellikle dinî ve kültürel bir anlam taşır. Eski Türkçe kökenli bu kelime, çoğunlukla bir şeyin doğru ve hakkaniyete uygun şekilde yapılması anlamında kullanılır. İslam hukukunda “şer’i” kavramı ile benzerlik gösteren “şeran”, genellikle doğru yolu, hakka uygun davranmayı simgeler.

Bu kelime köken olarak, şerîat kelimesinden türetilmiş olabilir. Şerîat, İslam hukukunu belirleyen kurallar bütünü olarak bilinir ve bir yaşam biçimi olarak hem bireysel hem toplumsal düzeyde önemli bir rehber işlevi görür. Bu bakımdan, şeran, doğru bir biçimde, kurallara uygun olarak yapılan her şeyin ifadesidir.

Bir diğer önemli bağlamda, şeran, geleneksel toplumlarda, özellikle köy kültürlerinde, belirli bir işin veya görev yerine getirilmesinin “doğru” ve “adil” şekilde yapılması anlamına gelir. Yani sadece hukuksal bir çerçeve değil, toplumsal bir doğrulama aracı da olabilir.
Tarihsel Kökler ve Şeran’ın Sosyo-Kültürel Yeri

Şeran kelimesinin tarihsel kökenlerine baktığımızda, özellikle Osmanlı dönemi ve öncesi Türk toplumlarında bu terimin önemli bir yeri olduğunu görürüz. Osmanlı İmparatorluğu’nda, şeriat kuralları, toplumun genel davranış biçimlerini belirleyen temel kurallar arasında yer alıyordu. İnsanların sosyal hayattaki davranışları, sadece toplumsal değil, aynı zamanda dini kurallara göre şekillendiriliyordu.

Şeran, toplumsal normlar ve değerler üzerine şekillenen bir kavram olarak, zamanla toplumların kimliklerini ve davranışlarını belirlemeye başlamıştır. Toplumdaki herkesin, belirli bir davranış biçimine uygun şekilde yaşaması gerektiği fikri, şeran kavramı ile pekişmiştir.

Günümüzde de, özellikle köy kültüründe veya geleneksel toplum yapılarında bu kelime hâlâ önemli bir anlam taşımaktadır. “Şeran” bir işi hakkıyla yapmak, dini ve ahlaki bir sorumluluk taşımanın yanı sıra, sosyal kabul görmenin de bir yolu haline gelebilir.
Şeran ve Toplumsal Normlar

Toplumsal normlar, bir toplumda bireylerin nasıl davranmaları gerektiğini belirleyen kurallardır. Şeran, toplumsal normların şekillendiği, bu normlara uygun davranmanın ise kabul görmesinin sağlandığı bir tür toplumsal kılavuzdur. Bu bağlamda, şeran yalnızca bireysel davranışları değil, toplumsal ilişkileri de şekillendirir.

Örneğin, bir köyde, şeran kelimesinin kullanılması, sadece bireyin içsel doğruluğuna işaret etmekle kalmaz, aynı zamanda toplumu oluşturan bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerinde de belirleyici bir etkendir. Toplumda eşitlik ve adalet ilkeleri, “şeran” tarafından doğrulanan bir işleyişe sahip olabilir. Bir kişinin bir işi “şeran” yapması, sadece doğru şekilde değil, toplumun kabul ettiği kurallara uygun bir biçimde yapılması anlamına gelir.

Ancak bu da eşitsizliğe yol açabilecek bir durumdur. Toplumsal normların sıkı sıkıya takip edilmesi, toplumsal adaletin önünde engel oluşturabilir. Çünkü bazen toplumsal normlar, belirli bir grubun çıkarlarına hizmet ederken, diğerlerini dışlayabilir veya daha zor durumda bırakabilir. Toplumsal eşitsizlik ile bağlantılı olarak, bazı bireylerin, “şeran” kavramına uygun olarak kabul görmesi diğerlerinden daha fazla övgü alabilir.
Şeran ve Cinsiyet Rolleri

Toplumsal normlar, genellikle cinsiyet rolleri ile de yakından ilişkilidir. Şeran, hem erkekler hem de kadınlar için farklı şekillerde tanımlanmış olabilir. Özellikle geleneksel toplumlarda, erkeklerin ve kadınların toplumsal rolleri ayrıdır ve her birinin yapması beklenen işler farklıdır. Kadınlar için “şeran”, genellikle ev işleri, bakım ve ailevi sorumluluklarla ilişkilendirilirken, erkekler için daha çok toplumsal işlerle, tarım veya üretimle bağdaştırılabilir.

Bu durumu günümüzde de görmek mümkündür. Kadınların hâlâ daha fazla ev içi sorumluluk taşıması beklenirken, erkekler daha çok dış dünyada rol alırlar. Ancak feminist teoriler, bu tür toplumsal yapıların eşitsizliğe yol açtığını savunur ve şeran gibi kavramların bu eşitsizliği beslediğini belirtir. Bir kişinin “şeran” bir iş yapması, o kişinin cinsiyetine göre şekillenir ve bu da eşitsizliğin bir yansımasıdır.

Bu bağlamda, toplumsal adalet ve eşitsizlik sorunsalları arasında derin bir ilişki vardır. İnsanın toplumsal normlara ve şeran kavramına uygun bir biçimde yaşaması, bazen toplumsal yapıların dayattığı eşitsizliği de yeniden üretir.
Şeran ve Günümüz Tartışmaları

Günümüzde, özellikle bireysel haklar ve özgürlükler ön planda tutulduğunda, şeran gibi toplumsal normları sorgulamak daha önemli hale gelir. Modern toplumda, kişilerin kendi hayatlarını seçme hakkı vurgulansa da, hâlâ pek çok geleneksel toplumda, şeran gibi kavramlar bireylerin kararlarını şekillendiren birer faktör olabilir.

Bununla birlikte, globalleşme ve medeniyetler arası etkileşim, bu tür geleneksel kavramların değişimine de yol açmaktadır. Modern düşünce, bireysel haklar ve özgürlükleri savunurken, şeran gibi normların daha esnek bir biçimde kabul edilmesi gerektiği görüşünü de benimseyebilir.
Sonuç: Şeran’ın Toplumsal Yansıması

Şeran, bir toplumda doğru ve adil olmanın, belirli normlara ve kurallara uygun hareket etmenin ifadesi olarak karşımıza çıkar. Ancak bu kavram, toplumsal yapıları, cinsiyet rollerini ve güç ilişkilerini şekillendirir. Toplumsal adalet ve eşitsizlik açısından baktığımızda, şeran’ın anlamı sadece bireysel bir doğruluk değil, toplumsal yapının ve normların bireyler üzerindeki etkisini de ortaya koyar.

Sizce, toplumsal normların hayatımızdaki yeri nedir? Şeran gibi kavramlar, toplumda eşitsizliklere yol açabilir mi? Bu tür geleneksel değerlerin, günümüz dünyasında hala geçerliliği var mı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş