Cumhuriyet Şiirinin Şairi Kimdir? İzmirli Bir Gençten Yanıt
Bugün biraz derinlere dalalım, ama sakin olun! Tarihe yön vermiş şiirlerle ilgili bir soruya cevap vereceğiz: Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir? İzmir’de yaşayan bir genç olarak, bu soru bana bazen tarihi kitaplardan birer parça gibi gelir. Ama ben, her ne kadar hep esprili bir insan olsam da, tarih ve edebiyat konularında biraz daha ciddi düşünüyorum. Her şeyin şaka olmadığını kabul etmek lazım. Ama tabii ki, yine de biraz mizahi bir bakış açısı eklemeden edemeyeceğim!
Cumhuriyet Şiirinin Şairi Kimdir? Bu Soru Nereden Çıktı?
Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir sorusu, bir anda kafama takılınca bir yanda ciddi bir sorgulama, diğer yanda da bir kahve içme isteği doğdu. Çünkü bu sorunun cevabı, sadece bir şairin ismiyle sınırlı değil; bir dönemin ruhunu anlamamız için anahtar bir soru. “Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir?” diye sorulduğunda, hemen aklımıza gelen isimlerden biri elbette Naziye Hanım gibi figürlerden çok daha fazlası…
Ama ben en çok, Cumhuriyet şiirini bizim o yıllara bakış açısıyla karşılaştırmaktan keyif alırım. Öyle bir soruyla karşı karşıya kaldım ki: “Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir?” Cevap tabii ki Cemal Süreya değil!
Telefon Konuşması:
Arkadaş: “Cemal Süreya demek, değil mi? Hem şiir de güzel. Kısa ama öz. ”
Ben: “Dur bakalım, Cemal Süreya bambaşka bir hikaye. Bizim aradığımız, Cumhuriyet şiirinin şairi.”
Arkadaş: “O zaman… Neymiş o zaman?”
Ben: “Büyük ihtimalle Nazım Hikmet… Ama bak, burası önemli, Cemal Süreya da başka bir yıldız, onu da konuşuruz.”
Evet, doğru tahmin ettiniz! Cumhuriyet şiirinin şairi denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri Nazım Hikmet’tir. Ama Nazım’ın dışında da başka şairler bu dönemde önemli işler yapmışlardır. Tabii, şimdi hadi biraz da İzmir sokaklarını düşünelim.
İzmir’in Sıcak Havasında Bir Nazım Hikmet
Düşünsenize, İzmir’in o yaz akşamlarından birinde, sıcaktan bunalıp kafelerde otururken, bir anda “Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir?” diye sorulsa, cevap “Nazım Hikmet” olur mu? Herkes etrafındaki buz gibi soğuk limonataları yudumlarken, bu soruyu soran kişi başını sallayarak “Evet, Nazım Hikmet!” dese, o an ortamda bir kahkaha kopar. Çünkü, bazen tartışmaların ve tartışılacak şeylerin sıcaklığı, insanı soğutabiliyor. Ama işin özüne bakıldığında, Nazım’ın şiirleri hem derindi hem de cesurdu. Bu adam, hem toplumcu bir şairdi hem de şiirlerinde devrimci bir ruh taşıyordu.
Nazım Hikmet, aslında Cumhuriyet’in kurucuları gibi, yenilikçi ve öncüydü. Şiirleriyle, toplumun dışladığı kesimlerin sesi olmuştu. Hem toplumsal sorunları gündeme getiren, hem de bireysel özgürlüğü savunan bir bakış açısıyla, zamanının ötesine geçmişti. Nazım’ın yazdığı şiirler, sadece edebiyatla ilgili değil, aynı zamanda hayatla ilgili derin mesajlar taşıyordu. Ya da en basit haliyle söylemek gerekirse, Nazım Hikmet, “sözle bir devrim yapmayı” başarmıştı.
Cumhuriyet Şiirinin Şairi Kimdir? Biraz Şiir, Biraz Eğlence
Hadi gelin, bir de gerçek hayattan ilginç bir anekdot paylaşalım. Cumartesi akşamı bir kafede arkadaşlarla sohbet ederken, bir arkadaşım Nazım Hikmet’in şiirlerinden bir alıntı yaptı. Tabii, işin içine edebiyat girince ben de hemen devreye girmeliyim. Hani bazen insanın içinden “Ah, bu adam gerçekten her şeyin altına imza atmış, ne yazık ki ben sadece buradayım” diye düşünmeden edemiyorum. Ama bir noktada şunu fark ettim: Nazım Hikmet, sadece bir şair değil, aynı zamanda bir felsefe öğretmeni gibi de düşünebiliriz. O yüzden, bu konuda biraz daha derinlemesine düşünmek gerek.
Şiirlerindeki anlamı, halkı direnişe teşvik etme gücünü, politik mesajlarını anlamak aslında bir bakıma toplumsal sorgulama yapmaktır. Bir şiirin arkasında yatanları analiz etmek, aslında o şairin toplumsal yapıları ve sosyal adaletsizlikleri nasıl gördüğünü de anlamamıza yardımcı olur. Herkesin “Nazım Hikmet” denilince aklına tek bir imge gelmesin istiyorum, çünkü onun şiirleri, yürekleri ateşle tutuşturur.
Sonuç: Cumhuriyet Şiirinin Şairi Kimdir?
Sonuç olarak, Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir sorusuna en doğru yanıtı bulmak için biraz geçmişe dönmemiz gerekiyor. Ve burada Cemal Süreya’yı, Orhan Veli’yi ve tabii ki Nazım Hikmet’i unutmamalıyız. Ancak en büyük payı Nazım Hikmet’e verebiliriz, çünkü Cumhuriyet’in ilk yıllarında şiirleri sadece sanatı değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı da dönüştürüyordu. Her ne kadar gündelik hayatta komik ve esprili bir insan olsam da, toplumsal mesaj veren şiirlerin derinliğini takdir etmeden geçmek olmaz.
Sonuçta, eğer bir şair arıyorsanız, Cumhuriyet şiirinin şairi kimdir sorusunun cevabı Nazım Hikmet’tir. Ama unutmayın, bu sadece bir başlangıçtır. Edebiyatın ve toplumsal adaletin ne kadar iç içe geçtiğini, bazen sokakta yürürken bile keşfetmek mümkün.