Üniversitede Kantine Ne Denir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Bir Bakış “Kantinde buluşalım!” cümlesi hepimize tanıdık gelir. Üniversite yaşamının belki de en sosyal, en canlı noktası olan kantin, sadece yemek yenilen bir yer değildir; orası fikirlerin çarpıştığı, dostlukların kurulduğu, tartışmaların şekillendiği bir ortak alandır. Peki, bu sıradan gibi görünen mekâna verdiğimiz isimler ve yüklediğimiz anlamlar, toplumsal cinsiyet rollerinden, çeşitlilik algımızdan ve sosyal adalet anlayışımızdan nasıl etkileniyor olabilir? Gelin birlikte düşünelim. Kantin: Sadece Bir Yemek Alanı mı, Yoksa Sosyal Bir Mekân mı? Üniversitede kantin dendiğinde aklımıza genellikle sıcak çay kokusu, sabah derslerinden sonra yapılan kahve molaları ve arkadaşlarla edilen uzun…
8 YorumEtiket: bir
Yuvasız Kuşlar Nerede Çekildi? Mekânın Ötesinde Toplumsal Bir Okuma “Yuvasız Kuşlar nerede çekildi?” sorusu kulağa sadece bir dizi merakı gibi gelebilir. Oysa bu sorunun içinde daha derin, daha karmaşık ve hepimizi ilgilendiren meseleler gizli: mekânın temsil ettiği toplumsal gerçeklik, kadın ve erkek bakışlarının farklılığı, çeşitlilik ve adaletin hikâyeye nasıl yansıdığı gibi. Ekranda gördüğümüz bir sokağın, bir mahallenin, bir evin bile politik anlamlar taşıdığı çağda, bu dizinin çekim yerlerine bakmak, aslında bugünün toplumunu okumak anlamına gelir. Yuvasız Kuşlar: Şehrin Gölgelerinde Anlatılan Bir Hikâye Dizi, çoğunlukla İstanbul’un farklı semtlerinde, özellikle Beykoz, Üsküdar ve Kadıköy gibi şehir dokusunun farklı sınıfları ve kültürel çeşitliliği…
10 YorumHıltan Otu Ne İşe Yarar? Toplumsal Normlar, Cinsiyet Rolleri ve Kültürel Pratikler Üzerine Bir Sosyolojik Bakış Bir toplumu anlamak, sadece o toplumun bireylerine değil, bu bireylerin birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerine de göz atmayı gerektirir. Toplumsal yapılar, kültürel pratikler, normlar ve değerler bu ilişkileri şekillendirirken, toplumun bireyleri de bu yapıları dönüştürme gücüne sahiptir. Bir araştırmacı olarak, bu etkileşimi anlamaya çalışırken bazen göz ardı edilen unsurlardan biri de bitkilerin, bitki kültürlerinin ve doğal kaynakların toplumsal yapılarla olan derin bağlarıdır. Hıltan otu, bu tür bitkilerden biridir ve yalnızca tıbbi ya da pratik bir fayda sunmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal normlar ve cinsiyet…
12 YorumHibritleşmek: Edebiyatın Yeni Kimlik Arayışı Edebiyat, bir kelimenin arkasında yatan gücü ortaya çıkararak insan ruhunun en derin noktalarına ulaşabilen bir araçtır. Her kelime, bir dünyanın kapılarını aralar, her cümle, okuyucuyu farklı bir evrene davet eder. Anlatılar, tarih boyunca toplumsal yapıları, bireysel kimlikleri ve kültürel sınırları dönüştürerek varlıklarını sürdüregeldi. Bir edebiyatçı, bu dönüşümün farkında olarak, her yeni kelimeyi, her yeni anlatıyı, dönemin sesini duyurmak adına kullanır. Ancak günümüzde, bu sesler birbirine karışıyor; dilin, kültürlerin, geleneklerin sınırları bulanıklaşıyor. Bu dönüşüm, edebiyatın hibritleşme kavramıyla şekillendiği bir döneme işaret eder. Hibritleşmek Nedir? Hibritleşmek, farklı kültürel, dilsel ve toplumsal unsurların bir araya gelerek yeni, özgün…
6 YorumHelvacı Kabağı Nerede Yetişir? Edebiyatın Sofrasında Bir Meyvenin Hikâyesi Bir Edebiyatçının Girişi: Kelimelerin Tatlı Yankısı Kelimeler bazen bir meyve gibi olgunlaşır; sabır ister, güneş ister, hikâye ister. Helvacı kabağı da tıpkı kelimeler gibi zamana yayılan bir anlam taşır. Edebiyatçılar için her tat, her bitki, her toprak kokusu bir semboldür. “Helvacı kabağı nerede yetişir?” diye sorulduğunda, bu sorunun cevabı sadece tarımsal bir bilgi değildir; toprağın, emeğin ve anlatının kesiştiği bir metafordur. Bu yazıda helvacı kabağını sadece bir ürün olarak değil, edebiyatın içinden geçen bir motif olarak ele alacağız — çünkü bazen bir kabak, insan ruhunun en derin katmanlarını anlatır. Toprağın Hafızası:…
14 YorumPrekambriyen Diğer Adı Nedir? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Analiz Doğanın tarihini anlamak, insanlık için her zaman derin bir merak konusu olmuştur. Bu yolculuk, pek çoğumuzun göz önünde bulundurmadığı çok eski zamanlarla başlar. Prekambriyen dönemi de bu tarihsel yolculuğun büyük bir parçasıdır. Peki, Prekambriyen’i tam olarak nasıl tanımlayabiliriz? Ve farklı kültürlerde bu döneme nasıl bir anlam yükleniyor? Şimdi, Prekambriyen’in yalnızca bir bilimsel kavramdan ibaret olmadığını, bunun çok ötesinde kültürel, tarihsel ve toplumsal etkileri olduğunu keşfetmeye başlayalım. Prekambriyen: Tanımı ve Diğer Adı Prekambriyen, Dünya’nın tarihi süreçlerinden biri olup, bilinen 4.5 milyar yıllık gezegenimizin en uzun jeolojik dönemidir. Genellikle, Prekambriyen dönemi üç…
14 YorumMesken No Ne Demek? Adreslerin Gizli Kimliği Üzerine Samimi Bir Yolculuk Hiç bir form doldururken “Mesken No” ibaresiyle karşılaşıp “Bu neydi ya?” diye düşündünüz mü? Elektrik aboneliği, su sözleşmesi, nüfus kayıt formu, hatta okul kayıtlarında bile karşımıza çıkan bu küçük ama önemli numara, aslında hayatımızın düzenli akışını mümkün kılan sessiz bir kahraman. Gelin, “Mesken No ne demek?” sorusunun peşinden gidip sadece teknik bir tanımı değil, aynı zamanda adresin, kimliğin ve aidiyetin hikâyesini konuşalım. Mesken No Nedir? Kısa Tanım, Büyük İşlev Mesken No, bir konutun ya da yapının devlet kayıtlarında tanımlanmasını sağlayan benzersiz kimlik numarasıdır. Türkiye’de bu sistem, Adres Kayıt Sistemi…
12 YorumPsikolojik Bir Mercekten: Güneş Hareketsiz mi? Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki bilişsel kalıpları, duygusal dalgalanmaları ve sosyal etkileşimleri anlamaya çalışırken sık sık fark ettiğim bir gerçek var: Biz insanlar, değişimi çoğu zaman görmezden gelmeyi severiz. Güneş’e baktığımızda da aynı yanılgıya düşeriz. Gökyüzünde her sabah aynı noktadan doğduğunu, aynı şekilde battığını sanırız. Ancak Güneş hareketsiz değildir. Tıpkı insan zihni gibi, o da sürekli bir devinim içindedir. Bu farkındalık, yalnızca fiziksel bir gerçeği değil; insanın psikolojik yapısını da yansıtır. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Algı, Gerçeklik ve Hareketsizlik Yanılsaması Bilişsel psikoloji, insanın nasıl düşündüğünü, algıladığını ve bilgiyi nasıl işlediğini inceler. Güneş’in hareketsizmiş gibi…
12 YorumFelsefi Bir Soru: “Gönül Dağı”nda Saz Çalan Kimdir? Bir filozof adımını atarken sorudan başlar: kimlik nedir? Bir sazı eline alıp köy meydanında tınılar üreten kişi yalnızca bir “müzisyen” midir, yoksa o sazla birlikte beliren bir varoluş ifadesidir? “Gönül Dağı saz çalan kim?” sorusu salt bir dizi karakteri saptamaktan ileri gider; ona etik, epistemoloji ve ontoloji mercekleriyle yaklaşarak kimliğin, anlamın ve sahiciliğin sınırlarını tartışabiliriz. Ontoloji: Kimlik, Saz ve Varlık Ontoloji, “neyin vardır?” sorusunu sorar. Bir karakter bağlamında, “saz çalan kim?” sorusu bu karakterin varlığını, kimliğini, eylemini ve dünyayla ilişkisini sorgular. Eğer Gönül Dağı dizisinde bir karakter saz çalıyorsa, onu sadece “karakter…
8 YorumKelimelerin En Küçük Ölçüsü: Edebiyatta Anlamın Atomları Bir edebiyatçı için dünya, kelimelerle ölçülür. Bir fizikçi için en küçük ölçü birimi atom ya da Planck uzunluğu olabilir, ancak bir yazar için bu ölçü, bir kelimenin içinde gizlenen duygudur. Her cümle, bir evreni anlatır; her kelime, o evrenin temel parçacığıdır. Kelimelerin gücü, bazen bir romanı sürükler, bazen bir şiiri taşır, bazen de bir suskunluğu anlamlı kılar. Edebiyatın ölçü sistemi, doğanınkinden farklıdır — burada mikroskobik olan, çoğu zaman en derin olandır. En Küçük Ölçü Birimi Nedir? Fizik dünyasında, ölçü birimleri insanın evreni anlama çabasının somutlaşmış halidir. Planck uzunluğu (yaklaşık 1,6×10⁻³⁵ metre), bilinen evrende…
8 Yorum