Üniversitede Kantine Ne Denir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Bir Bakış “Kantinde buluşalım!” cümlesi hepimize tanıdık gelir. Üniversite yaşamının belki de en sosyal, en canlı noktası olan kantin, sadece yemek yenilen bir yer değildir; orası fikirlerin çarpıştığı, dostlukların kurulduğu, tartışmaların şekillendiği bir ortak alandır. Peki, bu sıradan gibi görünen mekâna verdiğimiz isimler ve yüklediğimiz anlamlar, toplumsal cinsiyet rollerinden, çeşitlilik algımızdan ve sosyal adalet anlayışımızdan nasıl etkileniyor olabilir? Gelin birlikte düşünelim. Kantin: Sadece Bir Yemek Alanı mı, Yoksa Sosyal Bir Mekân mı? Üniversitede kantin dendiğinde aklımıza genellikle sıcak çay kokusu, sabah derslerinden sonra yapılan kahve molaları ve arkadaşlarla edilen uzun…
8 YorumEtiket: bu
Yuvasız Kuşlar Nerede Çekildi? Mekânın Ötesinde Toplumsal Bir Okuma “Yuvasız Kuşlar nerede çekildi?” sorusu kulağa sadece bir dizi merakı gibi gelebilir. Oysa bu sorunun içinde daha derin, daha karmaşık ve hepimizi ilgilendiren meseleler gizli: mekânın temsil ettiği toplumsal gerçeklik, kadın ve erkek bakışlarının farklılığı, çeşitlilik ve adaletin hikâyeye nasıl yansıdığı gibi. Ekranda gördüğümüz bir sokağın, bir mahallenin, bir evin bile politik anlamlar taşıdığı çağda, bu dizinin çekim yerlerine bakmak, aslında bugünün toplumunu okumak anlamına gelir. Yuvasız Kuşlar: Şehrin Gölgelerinde Anlatılan Bir Hikâye Dizi, çoğunlukla İstanbul’un farklı semtlerinde, özellikle Beykoz, Üsküdar ve Kadıköy gibi şehir dokusunun farklı sınıfları ve kültürel çeşitliliği…
10 YorumZorla Görevlendirme Olur mu? Toplumsal Roller, Güç İlişkileri ve Bireyin Sessiz Direnişi Toplumsal yapıları inceleyen bir araştırmacı olarak beni her zaman büyüleyen şey, bireyin toplumla kurduğu görünmez sözleşmelerdir. İnsan, hem özgür hem bağımlı bir varlıktır; hem ait olmak ister hem de sınırlarını çizer. “Zorla görevlendirme olur mu?” sorusu da bu ikili gerilimin tam ortasında durur. Kimi zaman bir iş yerinde, kimi zaman bir ailede, kimi zaman da devletin en yüksek katmanlarında karşımıza çıkan bu durum, sadece idari ya da hukuki bir mesele değildir. Aslında bu, toplumun güç ilişkilerini, cinsiyet rollerini ve kültürel pratiklerini yansıtan derin bir sosyolojik olgudur. Toplumsal Normlar…
14 YorumGülhatmi Çiçeği Ne Zaman Toplanır? Siyaset, Güç ve Toplumsal Düzen Perspektifinden Bir İnceleme Siyaset, toplumdaki güç ilişkilerini şekillendiren bir alan olarak, bireylerin yaşamını yalnızca yönetenlerin kararlarıyla değil, aynı zamanda bu kararların toplumsal düzende nasıl yankılandığıyla da belirler. Toplumları oluşturan her birey, her topluluk ve her güç yapısı, hem doğayı hem de doğa ile kurduğu ilişkiyi bir biçimde ideolojik olarak kullanır. Gülhatmi çiçeği, bir bitki olarak doğanın sunduğu bir armağan olsa da, onun ne zaman toplandığı, kimler tarafından toplandığı ve toplama eyleminin arkasındaki güç ilişkileri, toplumsal düzeni anlamada bize çok şey anlatır. Peki, bu çiçeği toplama zamanını belirleyen güç dinamikleri nelerdir?…
10 Yorum1 Şubat Ayı Kaç Yılda Bir 29 Çeker? Öğrenmenin Merakla Başlayan Yolculuğu Bir Eğitimcinin Gözünden: Merak, Öğrenmenin Kıvılcımıdır Bir öğretmen olarak, öğrenmenin sadece bilgi edinmek değil; dünyayı anlamlandırma biçimimiz olduğunu her defasında yeniden fark ederim. Öğrencilerimden biri bir gün bana sordu: “Hocam, 1 Şubat ayı kaç yılda bir 29 çeker?” İlk bakışta basit bir takvim sorusu gibi görünüyordu ama bu soru, öğrenmenin özünü içinde barındırıyordu — merak. Merak, bilişsel öğrenmenin başlangıç noktasıdır. Bir çocuk bir olguyu sorguladığında aslında yalnızca bir cevabı değil, bir düşünme biçimini öğrenir. Bu yazıda, Şubat ayının neden bazen 29 çektiğini açıklarken, aynı zamanda bu küçük bilginin…
14 YorumBu yazı, cezaevinde olan bireylere yalnızca bir “etiket”le değil, bir insan hikayesiyle bakmaya davet eder. Farklı bakış açılarını önemseyen biri olarak hep şunu düşünürüm: birine hangi isimle hitap ettiğimiz, aslında ona nasıl baktığımızı da gösterir. “Cezaevinde olan biri” dediğimizde, sadece bir durumu değil, o kişinin toplumdaki yerini, algısını ve hatta geleceğini de tanımlıyoruz. Peki, bu tanımlama kültürden kültüre, toplumdan topluma nasıl değişiyor? Cezaevinde Olan Birine Ne Denir? Kimlik ve Dilin Gücü Dil, bir toplumun adalet anlayışını en çıplak haliyle ortaya koyar. Bazı kültürlerde cezaevinde olan birine “mahkûm” denir; bu kelime, suçla tamamen özdeşleşmiş, değişim olasılığı elinden alınmış bir kimliği çağrıştırır.…
8 YorumDünyanın En Büyük 2 Gölü Hangisi? – Toplumun Yansımaları Üzerine Sosyolojik Bir Yolculuk Bir sosyolog olarak dünyaya baktığımda, göller bana hep insan toplumlarını hatırlatır. Toplumsal yapılar da tıpkı göller gibidir: bazen derindir, bazen yüzeysel ama her zaman birikimlerin, ilişkilerin ve sınırların yansımasıdır. Gölün suları nasıl çevresindeki hayatı şekillendiriyorsa, toplumun normları da bireylerin davranış biçimlerini belirler. Bu yazıda “Dünyanın en büyük iki gölü hangisidir?” sorusundan yola çıkarak, sadece coğrafi bir gerçeği değil, toplumsal bir metaforu da tartışacağız. Çünkü doğa, insan ilişkilerinin en sade aynasıdır. Birinci Büyük Göl: Hazar Denizi – Gücün ve Yapının Temsili Dünyanın en büyük gölü teknik olarak bir…
14 YorumKabul Yeter Sayısı Nedir? Psikolojik Bir Analiz Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarını Anlamaya Dair İnsanlar sosyal varlıklardır. Toplumla olan ilişkilerimiz, grup içindeki yerimiz ve kabul edilme arzumuz, psikolojimizin temel taşlarını oluşturur. Her birimiz, sosyal çevremizde kabul görme, onaylanma ve değerli hissedilme arzusuyla hareket ederiz. Bu istek, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal ilişkilerde de güçlü bir etkiye sahiptir. Peki, bu kabul mekanizması nasıl işler? Bir grup içinde kabul edilmek için gerçekten kaç kişinin onayına ihtiyaç duyarız? Bu sorunun cevabı, bir grup dinamiği içerisinde, belirli bir seviyede “kabul yeter sayısı” adıyla adlandırılır. Kabul yeter sayısı, bir grup içindeki bir kişi ya…
6 YorumGSB’deki Kurslar ve Siyaset Bilimi Perspektifinden İktidar, Toplumsal Düzen ve Katılım Siyaset bilimi, sadece kurumları ve iktidarı incelemekle kalmaz; toplumsal yapılar, güç ilişkileri ve bu ilişkilerin bireylerin yaşamına etkilerini de derinlemesine anlamaya çalışır. Güç, iktidar ve toplumsal düzen üzerine kafa yoran bir siyaset bilimci, toplumu sadece belirli kurumlar ve yasalarla şekillenen bir yapı olarak görmekle kalmaz, aynı zamanda bu yapıları anlamaya çalışan bireylerin etkileşimlerini ve toplumsal katılım düzeylerini de göz önünde bulundurur. Bu açıdan, GSB (Gençlik ve Spor Bakanlığı) gibi kurumsal yapılar, toplumun dinamiklerine dair önemli ipuçları sunar. Peki, GSB bünyesinde sunulan kurslar, toplumsal düzen ve bireylerin katılımı ile nasıl…
6 Yorum