Felsefi Bir Soru: “Gönül Dağı”nda Saz Çalan Kimdir? Bir filozof adımını atarken sorudan başlar: kimlik nedir? Bir sazı eline alıp köy meydanında tınılar üreten kişi yalnızca bir “müzisyen” midir, yoksa o sazla birlikte beliren bir varoluş ifadesidir? “Gönül Dağı saz çalan kim?” sorusu salt bir dizi karakteri saptamaktan ileri gider; ona etik, epistemoloji ve ontoloji mercekleriyle yaklaşarak kimliğin, anlamın ve sahiciliğin sınırlarını tartışabiliriz. Ontoloji: Kimlik, Saz ve Varlık Ontoloji, “neyin vardır?” sorusunu sorar. Bir karakter bağlamında, “saz çalan kim?” sorusu bu karakterin varlığını, kimliğini, eylemini ve dünyayla ilişkisini sorgular. Eğer Gönül Dağı dizisinde bir karakter saz çalıyorsa, onu sadece “karakter…
8 YorumEtiket: da
Zorla Görevlendirme Olur mu? Toplumsal Roller, Güç İlişkileri ve Bireyin Sessiz Direnişi Toplumsal yapıları inceleyen bir araştırmacı olarak beni her zaman büyüleyen şey, bireyin toplumla kurduğu görünmez sözleşmelerdir. İnsan, hem özgür hem bağımlı bir varlıktır; hem ait olmak ister hem de sınırlarını çizer. “Zorla görevlendirme olur mu?” sorusu da bu ikili gerilimin tam ortasında durur. Kimi zaman bir iş yerinde, kimi zaman bir ailede, kimi zaman da devletin en yüksek katmanlarında karşımıza çıkan bu durum, sadece idari ya da hukuki bir mesele değildir. Aslında bu, toplumun güç ilişkilerini, cinsiyet rollerini ve kültürel pratiklerini yansıtan derin bir sosyolojik olgudur. Toplumsal Normlar…
14 YorumGözü Dışarıda Ne Demek? Toplumsal Normlar ve Cinsiyet Rollerinin Sosyolojik Bir Yansıması Bir sosyolog olarak toplumun dokusunu anlamaya çalışırken fark ederim ki, dil yalnızca bir iletişim aracı değildir; aynı zamanda kültürel değerlerin taşıyıcısıdır. Her deyim, bir toplumun neye güldüğünü, neye kızdığını, neyi ayıp saydığını anlatır. “Gözü dışarıda” ifadesi de bu açıdan son derece dikkat çekicidir. Çünkü bu deyim, yalnızca bir davranışı tarif etmez; aynı zamanda toplumun ahlak, sadakat ve cinsiyet rolleri konusundaki algısını da yansıtır. Peki “gözü dışarıda” demek aslında ne anlama gelir, ve bu ifade bize nasıl bir toplumsal aynayı tutar? Deyimin Kökeni: Sadakat, Kontrol ve Görme Kültürü Türkçe’de…
14 YorumKöreltmek Ne Anlama Gelir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü: Anlamın Derinliklerine Yolculuk Kelimenin gücü, bir yazarın elinde, yalnızca bir iletişim aracı olmaktan çok daha fazlasıdır. Kelimeler, bir dünyayı yaratır; onları doğru kullandığınızda, anlamın derinliklerine inilerek bir evrenin kapıları aralanır. Edebiyat, bir kelimenin büyüsüne, onun dönüştürücü etkisine dayalı bir sanattır. Her bir kelime, bir hissiyatı taşır; her cümle, bir karakterin ruhunu açığa çıkarır. Peki ya “köreltmek” kelimesi? Bu kelime, anlamının derinliğine inildiğinde, insanın içsel çatışmalarını, kırılganlıklarını ve ruhsal değişimlerini sembolize edebilecek kadar güçlü bir anlam taşır. Edebiyat, kelimeleri biçimlendirir, tıpkı bir heykeltıraşın kilini şekillendirmesi gibi. O halde, “köreltmek” kelimesini edebiyat…
10 Yorum